• 16.Uluslararası Deniz Araçları Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı
  • 13-21 Şubat 2021
Kalan Süre

Sergio Davi'nin Palermo’dan başlayıp New York’a uzanan yolculuğu Sea Talks'ta


İtalyan deniz seyyahı Sergio Davi, Eylül 2019’da, İtalya’dan iki Suzuki DF350A tarafından desteklenen 11 metrelik botu Nuova Jolly ile ABD’ye ulaştı. Palermo’dan başlayan ve New York’ta sonlanan yolculukta 7 bin deniz mili kat etti. 
 
Bu yolculuk sırasında Davi, CNR ve IZS Sicilya ile bilimsel bir araştırmaya katıldı ve mikroplastik kirlilikle mücadele için veri topladı. CNR Avrasya Boat Show’un "Sea Talks"unda konuşmacı olarak da yer alan Sergio Davi 22 Şubat saat 15:00’da ve 23 Şubat 15:30’da 3. Hall’de deniz severlerle buluşacak.
 
 
 
 
Sergio, ICE RIB Challenge’a katıldınız. Bunun tam olarak ne olduğunu açıklar mısınız? 
 
Ice Rib Challenge, Palermo’dan New York’a deniz üzerinde geçip buzulları aşarak Kuzey Atlantik Okyanusuna ulaşacağınız bir mücadele. Denizden ziyade kendinize karşı verdiğiniz bir yarış. Zorlu yolculuk koşullarında kendinizi test etmenizin ve hem fiziksel hem de zihinsel olarak zorlu mücadelelerin üstesinden gelmenizin de bir yolu.  
 
Botu ve kendinizi bu zorlu yolculuk için nasıl hazırladınız? 
 
Bot için, Nuova Jolly Marine’den birkaç adet yapısal olmayan değişikliğin yapıldığı standart bir sert şişme bot üretmesini istedim. Soğuk hava, rüzgâr ve fırtınalarla başa çıkabilmek için, Toti Tappezzeria Nautica bana pilot kabini işlevi gören (gemi döşemelik kumaşından yapılmış) özel bir bot çadırı temin etti. Tabii radar, GPS, AIS sistemi, Sat Phone, EPIRB, PLB ve her türlü güvenlik cihazım da vardı. Kişisel olarak hazırlanırken, fizikselden ziyade zihinsel eğitim en önemli noktaydı. Bu konuda bana rehberlik eden Paolo Loner adında harika bir eğitmenim vardı. 
 
Hangi rotayı tercih ettiniz ve neden? 
 
Atlantik boyunca özel bir rota tercih ettim, güvenlik ve yakıt otonomisi sebebiyle Bermuda Adalarını pas geçtim. İtalyan göçmenlerin geçmişte ABD’ye ulaşabilmek için karşılaştığı zorluklarla ilgili bir metafor olarak ve aynı zamanda bu tür uç sıcaklıklarda bot ve motorların randıman ve dayanıklılığını test etmek adına İzlanda ve Grönland buzullarından geçebileceğim bir rota seçtim. İzlediğim rota Sicilya’dan başlayıp Balear Adaları, Portekiz, İspanya, Fransa, İngiltere, İrlanda, İskoçya, Faroe Adaları, İzlanda, Grönland, Kanada ve ABD’ye kadar devam ediyor.
 
Böyle maceralı bir yolculukta neden tek başınıza seyahat etmeyi tercih ettiniz?
 
Öncelikle kendimi sınamak istedim. Ayrıca, karşılaştığım tüm sorun ve zorluklarla başa çıkabilecek bir mürettebat ve de 2-3 ay kadar müsait olacak kişi bulmak da kolay değil. Bu tür maceralar zorluk ve beklenmeyen olaylarla dolu; özellikle zihinsel olmak üzere pek çok eğitim gerektiriyor. Hatta bitiş tarihi belirleseniz bile asla bundan emin olamıyorsunuz çünkü her şey tamamen hava ve deniz koşullarına bağlı. Yolculuğa çıkamazsanız molalarınızı uzatmak durumunda kalıyorsunuz. Her şeyden önce tedbirli ve dikkatli olmak gerekiyor. 
 
 
Açık denizde seyir halindeyken yakıt ikmali yapmayı nasıl başardınız? 
 
Dört sabit yakıt tankım ve yaklaşık 15 varil yakıtım vardı. Açık denizde yaşanan zorluklar sırasında, yakıtı güvenli olarak boşaltmak için seyir hızını minimuma düşürdüm ve mümkün olduğu her zaman tamamen istop ettirdim ve otomatik pilotu aktive ettim. Özel bir pompa kullanarak benzini varillerden sabit tanklara aktardım. 
 
Aynı zamanda deniz kirliliği konusuna da dikkat çekiyorsunuz. Durum ne kadar kötü? Ve sorunu çözmek için neler yapabiliriz? 
 
Özellikle mikroplastik kirliliği olmak üzere, deniz kirliliği konusunda farkındalık yaratıyorum. Şu anda, sorunu çözmek için neler yapabileceğimiz konusunda öneride bulunamam. Mikroplastikler görünmezler; birkaç araştırma enstitüsü çözüm bulmak için çalışıyor.